DEĞERLERİMİZİN FARKINDA MIYIZ ?

Posted on Kas 2 2019 - 6:42am by mehpare

1933 yılında Denizli’nin Çameli ilçesi Gögçeyaka köyünde doğan Hayri Dev, 15 yaşında dedesinin isteği ile üç telli saz diye tabir edilen cura çalmayı öğrendi. Yöredeki aşıkları dinleyerek, yöresel türküleri ezberledi, Hayri hiç okula gitmedi ve okuma yazmayı vatani görevini yaptığı askerlikte öğrendi. Geçimini çobanlık yaparak ve yöresindeki düğünlerde cura çalarak sağladı. Aynı zamanda çam düdüğü adı verilen sipsi ustası da olan Hayri Dev yörede koca usta lakabı ile anılırdı.
18 temmuz 2018 de 85 yasında hayata veda etti.
Peki buradaki hikaye nedir diye merak ediyorsunuz. ?
Hayri Dev 1992 yılına kadar sadece kendi yöresinde tanınan bir kişi iken bu tarihte Sorbonne Üniversitesi Etimoloji bölümünde araştırma görevlisi olan jerome Cler Güya İspanyada duyduğu bir bağlama sesinden büyülenerek bu sesin kaynağını bulmak için Türkiyeye geliyor ayağının tozuyla Torosların zirvesine çıkıyor.Fethiye ve Çameli dağlarında yöresel müzikle tanışıyor bu müziğin yöresel üstadları olarakta rahmetli Hayri Dev tanıyor.
Jerome Cler ülkesine dönüyor ve daha sonra 15 kişilik bir ekiple tekrar yöreye gelip Hayri Dev in hayatını belgesel film yapıyor ve aynı zamanda hazırladığı tez ile aynı üniversite de doçent oluyor, 1992 yılına kadar sadece kendi yöresinde koca usta lakabı ile anılan Rahmetli Hayri Dev’e şöhret kapıları ardına kadar açılıyor, Fransız müzikologlar ardın sıra gelip üstadı dinliyor. Fransa ya davet ediliyor bu ülkede akademik konserler veriyor olmadı Almanya ve Hollanda’ya da davet ediliyor ve burada da konserler veriyor, tabi yurt içinde de durmak yok TRT ve özel kanallar ardın sıra programlara davet yarışına giriyorlar, Belediyeler, halk eğitim merkezleri ardın sıra festivallere davet ediyor, kültür bakanlığı halk oyunları şölenlerine davet ediliyor.Rahmetli bir o programdan bir bu festivale derken birden dünya tanımaya başlıyor. Hatta Denizli büyükşehir belediyesi’nin konservetuarında üniversite öğrencilerine derste veriyor.
Bizim böylesine değerlerimizi keşfetmek için, illa Fransa’dan veya batıdan birinin gelmesini mi beklememiz lazım veya niye batıdan birileri bir değerimizle ilgilendiği zaman biz farkına varıyoruz. Her alanda böyleyiz spor da, sanatta, bilimde kendi değerlerimizin farkında değiliz
Benim yaşadığım şehirde Adanalı hüseyin isminde biri var, onun kadar Müslüm Gürses hayranı birini daha tanımadım, bunu hayranlık olarakta tabir edemem, hayranlık üstü holiganist bir tutku, az çok müzik kulağim vardır lise yıllarında okul korosun da bulundum, bu sanatçıya hayranlığından olacak ki adanalı Hüseyin her ne kadar sesi çok benzemese de Müslüm Gürses in parçalarını olağan üstü yorumlayan biri, şarkılarını yorumlarken trans a geçip meditasyonik bir bağla adeta Müslüm gürses’i yaşıyor. Bu çok az sanatçıda görülen bir durum. Mesela rahmetli Neşet Ertaş ve Musa Eroğlu da aynı şekilde transa geçerek çaldıkları parçayı adeta yaşayarak söylüyorlar, inanın jerome Cler gibi biri çıkıp bu arkadaşla bir röportaj yapsa Hüseyin’in peşinden de dünya koşacak.
Anadolu’nun her köşesinde nice Hayri Dev’ler var bunları jerome Cle’ler keşfetmeden biz keşfedelim .Her alanda üstün yeteneği olan bu necip millet anca kendini keşfettiği zaman muasır medeniyete erecek
27.10.2019 Wangen
Abdullah Çimen

About the Author

Leave A Response

You must be logged in to post a comment.